Bölüm 6: Sağlığımıza fayda “EKMEK”, zarar “EKMEK”:

Konuya bir fıkra ile başlayalım.

Takatonya’da diyet yapmak istemeyen bir hasta doktoruna  “hiç değilse yarım ekmek yesem olur mu?” diye sorarken, doktor hastasının lafını bitirmesini beklemeden “ekmeği kes!” demiş. Hastası ise “kestikten sonra içini köfteye koysam sorun olur mu?” demiş 🙂

Kardiyolog Dr. Williams Davis “modifiye (modern (kromozomları ile oynanmış)) buğday mükemmel bir zehirdir “ diye değerlendirme yapmaktadır. Bu buğday beat fat get thinesin değerinin %30 unu kaybetmiş ve eklem iltihabına, obeziteye, depresyona, diyabete tetikleyici olarak sebep olmaktadır. Dr. Davis insanlara “gerçek gıda” olarak Avakado, zeytin, zeytinyağı ve sebze çeşitlerini öneriyor 1  2.  Eat Fat Get Thin adlı kitabında Dr. Mark Hyman’da benzer şekilde kavrulmamış kuruyemişleri, zeytin, zeytinyağını, Avakado’yu önermektedir.

 

Dr. Ümit AKTAŞ araştırmış: Atalarımızdan kalma 14 kromozoma sahip genetiği ile oynanmamış buğdayları bulmuş. Boşuna heveslenmeyin İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir de değil tabii ki. Kastamonu İhsangazi ilçesinde halen yetiştirilen Siyez buğdayı (Tritucum monococcum L.) dünyanın en eski buğday türüdür demektedir.  Kars civarında Kavılca (kabluca) buğdayı da halen ekilmekte. Çok kısıtlı ve dar bir alanda. Bunlardan yapılacak ekmekle bugünkü cüce buğday arasındaki fark 35 kromozomdur! Yani 49 Kromozoma sahip buğdaydır. Detaylı öğrenmek isteyenler “Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi “ kitabına göz atabilirler. Fazla aramak istemiyorsanız sayfayı da yazayım 26.

Ekmek bizim ve birçok ülkenin, yemeğin yanında yenen geleneksel yöntemlerle yapılmış ek bir gıda ürünü olmaktan çıkıp, sofrada gereğinden çok fazla tüketilenlerin arasına girmiştir. Almanya’da bir şehirde (Hamburg), sadece bir markanın, ekmek çeşitleri satan 160 adet fırını vardır. Alman toplumuda obeziteden kaynaklanan problemlerle uğraşmaktadır.

 Ülkemizde neredeyse yarım ekmek arası çeyrek ekmek yese bile sağlıklı beslendiğini söyleyenler çıkabilir. Bir yılda çöpe atılan ekmekle 542 bin ton buğdayı israf ediyoruz. Çöpe atılan 2,1 milyar adet ekmeğin parasal değeri 1,5 milyar Tl. Bu parayla 80 hastane 500 okul inşa edilebilir.

Son ve daha üzücü bir istatistik ise israf edilen ekmek sayısı azalacağına artmaya devam etmektedir 3.  Dünya nüfusunun yüzde 1,05’sini oluşturan Türkiye halkı, ekmeğin yüzde 5,45’sini tüketiyor. Yani dünya ortalamasının beş katı daha fazla ekmek tüketiyoruz. Bu tablo dünyanın aksine Anadolu insanın temel gıda maddesinin ekmek olduğunu bir kez daha göstermektedir 4.

Zaten Dünya Sağlık Örgütü‟nün verilerine göre; Türkiye‟de insanlar, günlük enerjilerinin ortalama yüzde 44‟ünü sadece ekmekten sağlamaktadır. Yine aynı verilere göre dünyanın en sağlıksız ekmeği Türkiye‟de üretiliyor. 5 

Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin hazırladığı ‘Ekmek Raporu-2010’ çalışmasına göre İstanbul’da bulunan 4 bin 500 ekmek fırınından, bin 500’ü ruhsatsız. Yani her 3 fırından 1’i ruhsatsız faaliyet gösteriyor. Rapora göre, kişi başına günlük ekmek tüketimi 350-400 gram. Yoksul kesimde bu rakam 800 grama kadar yükseliyor. Bu pilot çalışmalar bile, tek başına, Türkiye’de üretilen ekmekteki sorunları göstermesi açısından yeterli…

Buğday ve ekmeğin, nihai tüketiciye ulaşana kadarki süreçte yaşanan sorunlar şöyle özetlenebilir:

– Genetik değişikliğin birinci fazı olan hibritleştirmek ile besin değeri düşürülen tohumlardan un elde edilmesi,

– Tahılın yetiştirilmesinde tarım kimyasallarının kullanımı,

– Un yapımındaki hileler ve kimyasal katkı maddeleri eklenmesi,

– Besinin yüzde 90’dan fazlasını oluşturan rüşeym ve kepek kısmının undan atılmasıyla beyaz un üretimi,

– Aşırı miktarda maya kullanımı ve özellikle mayaların GDO’lu olması,

– Ekmeğe üretim aşamasında çok yoğun biçimde katkı maddelerinin eklenmesi,

– Ekmek üreten tesisler ve çalışanların temizlik koşullarına riayet etmemesi,

– Ekmeğin satış noktasına dağıtımı için kullanılan taşıma kaplarının çok sayıda virüs ve bakteri barındırması,

– Ambalajlanmadan satılan ekmeğe üretim, dağım, satış ve tüketici tarafından seçilmesi gibi üretimden tüketime kadar geçen süreçte çok sayıda kirli elin temasıyla bulaşan bakteri ve virüsler,

– Satış noktasındaki saklama koşulları şeklinde devam eden sorunlar ne yazık ki toplumun gıda zannederek aslında zehir tüketmesine neden olmaktadır.

1 http://naturalsociety.com/doctor-says-genetically-modified-wheat-perfect-chronic-poison/     Cardiologist and author Dr. William Davis .

2 http://www.gidahareketi.org/NewsPrint.aspx?Id=1752&ModuleName=haberleri

(2008-2012 TMO Araştırması)

4 http://beslenmebulteni.com/beslenme/?p=497

5 http://www.gidahareketi.org/NewsPrint.aspx?Id=1368&ModuleName=haberleri

 

 

 

 

 

Bu yazı Genel, Sağlık, Tüm yazılar içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s